Özel Güvenlikte Riskleri Görmek: Bir Hizmetten Öte Uzmanlık Meselesi
Özel Güvenlikte Riskleri Görmek: Bir Hizmetten Öte
Uzmanlık Meselesi
Özel güvenlik alanlarında farklı türlerde güvenlik
risklerini tespit etmek, tanımlamak, kıymetlendirmek, kategorize
etmek ve bu risklere yönelik uygulanabilir
çözüm önerileri sunmak, sıradan bir hizmet faaliyeti değil; ciddi bir birikim, tecrübe ve uzmanlık işidir.
Güvenlik; yalnızca üniformalı personel bulundurmakla, kamera yerleştirmekle ya
da prosedür yazmakla sağlanabilecek bir alan değildir. Güvenlik, esasen doğru bakabilme, doğru değerlendirebilme ve doğru zamanda doğru tedbiri önerebilme
sanatıdır.
Bugün birçok işletme, güvenlik hizmeti alırken bu
hizmeti bir maliyet kalemi olarak görmektedir. Oysa güvenlik, doğru
yapılandırıldığında maliyet değil; riskleri
azaltan, sürekliliği sağlayan ve kurumsal itibarı koruyan bir yatırımdır.
Bu yatırımın gerçek karşılığını alabilmek ise ancak güvenlik risklerini işletme
sahibinin göremediği yerlerden görebilen, onun olmadığı zamanlarda dahi onun
kadar hatta ondan daha hassas bakabilen bağımsız
ve yetkin bir güvenlik danışmanı ile çalışmakla mümkündür.
Güvenlik Riskleri Her Zaman Göründüğü Gibi Değildir
İşletme
sahipleri ve yöneticiler, kendi tesislerine her gün baktıkları için zamanla alışkanlık körlüğü (bakar körlük)
yaşamaya başlar. Günlük rutinin içinde;
- Açık kalan bir kapı,
- İşlevini yitirmiş bir kamera,
- Yanlış konumlandırılmış bir
personel,
- Yetki karmaşası yaşayan bir
güvenlik organizasyonu artık “olağan” hale gelir.
Oysa güvenlik riskleri tam da bu olağanlık hissinin
içine gizlenir.
Gerçek uzmanlık, herkesin gördüğüne tekrar bakmak
değil; kimsenin fark etmediğini fark
edebilmek, görünmeyen riskleri görünür kılabilmektir. Bu da ancak
sahadan gelen, farklı tesis tiplerinde görev almış, farklı tehditlerle
yüzleşmiş ve bu tehditlerin sonuçlarını bizzat deneyimlemiş bir bakış açısıyla
mümkündür.
Riskleri Kıymetlendirmek ve Kategorize Etmek
Her risk
aynı öneme sahip değildir. Güvenlikte yapılan en büyük hatalardan biri, tüm
riskleri eşit görmek ya da yalnızca “olay yaşanmış” risklere odaklanmaktır.
Oysa profesyonel bir güvenlik yaklaşımında riskler;
- Olasılık (gerçekleşme ihtimali),
- Etkisi (gerçekleştiğinde doğuracağı
sonuç),
- Zafiyet
seviyesi
(mevcut önlemlerin yeterliliği) gibi kriterler üzerinden değerlendirilir.
Bu
değerlendirme yapılmadan oluşturulan güvenlik organizasyonları genellikle:
- Gereksiz personel yüküne,
- Yanlış ekipman yatırımlarına,
- Kritik noktaların gözden
kaçmasına neden olur.
İşte tam bu
noktada danışmanlık faaliyeti, işletmenin güvenlik organizasyonundaki eksik kalan bacağını tamamlar.
Danışmanlık: İşletme Sahibinin Gözleri Olmak
Yetkin bir
güvenlik danışmanı, işletme sahibinin temsilcisidir. Ancak bu temsil, şekli bir
raporlama faaliyeti değildir. Danışman;
- İşletme sahibinin beklentisini,
- İşletmenin faaliyet yapısını,
- İnsan profilini,
- Fiziki ve operasyonel
risklerini bir bütün olarak ele alır.
İşletme sahibinin olmadığı zamanlarda dahi onun adına
sahayı denetler, sorgular ve “acaba” sorusunu sürekli diri tutar.
Bu sayede
güvenlik organizasyonu;
- Personel odaklı değil, risk odaklı kurulur,
- Reaktif değil, proaktif hale gelir,
- Kâğıt üzerinde değil, sahada çalışan bir yapıya
dönüşür.
Ödenen Bedelin Karşılığını Almak
İşletmeler
özel güvenlik hizmeti için ciddi bedeller ödemektedir. Ancak bu bedelin gerçek
karşılığı, sadece vardiya doldurmakla ya da sayı tamamlamakla alınmaz.
Karşılık;
- Risklerin doğru analiz
edilmesi,
- Güvenlik organizasyonunun
sürekli denetlenmesi,
- Zayıf noktaların zamanında
tespit edilmesi,
- Gelişen tehditlere göre
sistemin güncellenmesi ile alınır.
Danışmanlık
desteği olmayan güvenlik yapıları, zamanla kendi içine kapanır, hatalarını
normalleştirir ve dışarıdan gelen tehditlere karşı savunmasız hale gelir.
Amaç Hasıl Olmuştur
Özel güvenlik alanlarında riskleri bilmek, görmek,
kıymetlendirmek ve çözüm üretmek bir ustalık
işidir. İşletme sahibi, güvenlik hizmeti için ödediği bedelin gerçek
karşılığını almak istiyorsa; kendi göremediğini gören, kendi olmadığı anda daha
hassas bakan, bağımsız ve yetkin bir güvenlik danışmanı ile çalışmak durumundadır.
Bu iş
birliği sağlandığında;
- Güvenlik organizasyonunun eksik
kalan bacağı tamamlanır,
- Riskler yönetilebilir hale
gelir,
- Güvenlik, kağıt üzerinde değil
sahada anlam kazanır.
Ve
nihayetinde amaç hasıl olur:
Sürdürülebilir, denetlenebilir ve gerçekten koruyan bir güvenlik yapısı.
Cengiz KIVILCIM