Güvenlik Danışmanlığında Yetkinliğin Gerçek Kaynağı
Güvenlik Danışmanlığında Yetkinliğin Gerçek Kaynağı
Güvenlik danışmanlığı; yalnızca teorik bilgi, mevzuat
hâkimiyeti ya da masa başı analizlerle icra edilebilecek bir alan değildir. Bu
mesleği gerçek anlamda yetkin ve güvenilir kılan temel unsur, sahanın içinden gelmek, başka bir
ifadeyle çıraklığını yapmış olmaktır.
Kapıdan yetişmek; güvenliğin en alt kademesinden başlayarak her görev, her
sorumluluk ve her riskle yüz yüze gelmiş olmayı ifade eder.
Bir güvenlik danışmanını yetki, bilgi ve tecrübe sahibi
yapan; farklı güvenlik alanlarında aktif görev almış olmasıdır. Fabrikalar,
üniversite kampüsleri, hastaneler, alarm izleme merkezleri, tesisler ve benzeri
çok katmanlı güvenlik yapıları; her biri kendine özgü riskler, tehditler, insan
profilleri ve kriz dinamikleri barındırır. Bu alanlarda görev yapmak, yalnızca
prosedürleri değil; sebepleri ve
sonuçları bizzat yaşayarak öğrenmeyi sağlar.
Gerçek yetkinlik; her katmanda bulunmuş, her katmanla
çalışmış, amirin baskısını da personelin zorluklarını da işveren beklentisini
de sahadaki riskin çıplak gerçekliğini de aynı anda görmüş olmaktan doğar.
Güvenlik danışmanlığı, bu çok katmanlı yapıyı dışarıdan izleyerek değil; içinde yaşayarak öğrenilen bir
uzmanlıktır.
Bu sürecin en kritik ve vazgeçilmez unsurlarından biri
ise ketumiyettir. Güvenlik;
bilgiyi bilmek kadar, doğru zamanda ve doğru yerde susabilme disiplinidir.
Sahadan gelen, olay yaşamış, kriz görmüş bir danışman; bilginin ne zaman
paylaşılacağını ve ne zaman saklanacağını içgüdüsel olarak bilir. Bu fark,
güvenlik danışmanını sıradan bir yorumcudan ayırır.
Sadece ve sadece bu alanda tecrübe kazanmak,
ihtisasını güvenlik üzerine inşa etmek; kişiyi zamanla analiz yeteneği yüksek,
öngörü sahibi, riskleri erken fark edebilen bir güvenlik danışmanına dönüştürür.
Bu noktada bilgi artık ezber değildir; yaşanmışlığın
süzgecinden geçmiş bir refleks hâlini alır.
Öte yandan, güvenlik danışmanlığını farklı sektörlerle
birlikte yürütmeye çalışan, bu alanı tali bir uğraş olarak gören yaklaşımlar;
güvenliğin kendine özgü hassas dengelerini kavramakta zorlanır. Güvenlik; yarı
zamanlı düşünülebilecek, ara ara temas edilebilecek bir alan değildir. İnsan,
tesis, risk, hukuk, psikoloji ve kriz yönetimi gibi çok sayıda değişkenin aynı
anda yönetilmesini gerektirir. Bu denge unsurlarını anlayabilmek, ancak sürekli
sahada olmak ve bu alanın içinde kalmakla mümkündür.
Güvenlik danışmanı olunmaz, yetişilir. Kapıdan başlayan, sahada pişen, her riski gören ve
ketumiyeti ilke edinmiş bir meslek yolculuğu; güvenlik danışmanlığının gerçek
ve sürdürülebilir temelini oluşturur.